Ev Bilgisayarı  


Geri Dön   Ev Bilgisayarı > Genel Konu > Tüm Konular

Tüm Konular Aklınıza gelen tüm konularda konuşabileceğiniz bölüm.

Azrail'in güzelliği !..
Genel Konu katagorisindeki Tüm Konular bölümünde açılan Azrail'in güzelliği !.. adlı konudan; Onk. Dr. Haluk Nurbaki'den gerçek bir hatıra Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv ...


Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri
Eski 21.01.2007, 12:10       #1
Birey
 
serser - ait Avatar
 
Mesajlar: 45
Puan: 10
Tanımlı Azrail'in güzelliği !..



Onk. Dr. Haluk Nurbaki'den gerçek bir hatıra

Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla
karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek
özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size
nakletmek istiyorum.


Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam
vardı.

Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı.

Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan
Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kış aylarında
olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef bilet
bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa 1 süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:

--''Doktor bey,'' dedi. ''Ben size...dargınım.''

--''Niçin?" diye sordum.
--"Siz...dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH 'ı, ölümü,
ahireti anlatmıyorsunuz?"

Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında
oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:

--"Doktora ulaşmak kolaydır'' dedim.

''Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."

Konuşmaya mecali olmadığından "Ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve
saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve dersler
"hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlarını bütün ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu.Vefatına bir hafta kala:

--"Doktor bey,'' dedi. ''Ben ölürken ne söylemeliyim?"
--"Senin durumun çok özel" dedim. ''Kelime-i Şehadet sana uzun gelir. O
anı farkedince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter."


O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için
Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir
iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. Dönüşümde annesi telefon ederek:

--"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." Dedi. "Sabahlara kadar
inliyor ve çok ıstırap çekiyor. Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının
sebebini sordum. Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum:


--"Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?.

İşte Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye
yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine sandığım salı gününe kadar yaşayacağına dair işaret sezdim.

Ertesi gün O'na:

--"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin.
Ve Serap
bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:
--"Doktor
bey...Azrail bana nasıl görünecek?"

--"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı
bir
prens gibi gelecektir." Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca
hemen
eve gittim.Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla
perişandı.
Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı
ve
beni görünce yanıma gelerek:

--"Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!"
dedi ve devam etti:

--Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması
imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz
kıldı.Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:

--"Doktor bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediğinden de
güzelmiş!...
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 22.01.2007, 00:40       #2
Admin
 
Mesajlar: 1.976
Puan: 6015
Tanımlı

Paylaşım için sağol. Herşey kalpte bitiyor. İnsannın için temiz olmalı. s2
__________________
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 27.01.2007, 15:39       #3
Cumhurbaşkanı
 
twins - ait Avatar
 
Mesajlar: 4.462
Puan: 32284
Tanımlı

bunu duymustum veya okumustum baya olmustu.unutmusum ama.paylaşım için teşekkürler güzel bir mevzuu.eline sağlık.
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 27.01.2007, 20:42       #4
Bakan
 
Atalay - ait Avatar
 
Mesajlar: 547
Puan: 413
Tanımlı

Gerçekten güzel bir yazı,paylaşım için saol!..
__________________
1|41|(1)
1|41|(2)
2|115|(3)
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu toplam 0 üye ve 1 ziyaretçi okuyor
 
Konu Seçenekleri

Yetkiler
Yeni konu açma yetkisi yoktur
Yeni mesaj gönderme yetkisi yoktur
Yeni eklenti gönderme yetkisi yoktur
Mesaj düzenleme yetkisi yoktur

BB Kodu: Açık
Smileler: Açık
[IMG] Kodu: Açık
HTML Kodları: Kapalı
Trackbacks: Açık
Pingbacks: Açık
Refbacks: Açık

Görüntülemek istediğiniz bölümü seçiniz


Bütün zaman ayarları WEZ +2. Saat: 20:49


Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Release Candidate 1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
eXTReMe Tracker

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59